eğitim haber

 

 
 
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakın Tarihimizden İki Örnek

24 Mayıs 2009, 17:12
Editör     



Din, tarihin her döneminde birey ve toplum için önemini korumuştur. Yine tarihin her döneminde ve her toplum içinde gerçek dindarlar ve dinciler (dinden maddi ve siyasi menfaat elde edenler) eksik olmamıştır.  “Dünya ve ahiret menfaati için sendikamıza üye olun” diyen sendika başkanının sözlerini benzerlerini tarihin her döneminde bulmak mümkündür.

 

      27 Aralık 1919’da Sivas Kongresi Temsil Heyeti M. Kemal Paşa, Rauf Bey, Mazhar Müfit ve diğer arkadaşları Ankara’ya gelir. Gerisini Mazhar Müfit’ten dinleyelim: 

    Para meselesi yine bizi sıkmaya başladı. Ekmekçiye bile verecek paramız kalmamıştı. Bankalardan ödünç bile olsa parayı almayı M. Kemal Paşa’ya bir türlü kabul ettiremedim. Benim bir kürküm vardı nihayet onu da sattık. Satacak bir şeyimiz de kalmadı. Yarı geceye kadar konuştuk ama bir sonuca varamadık. Gece düşünmekten uyuyamadım. Yatağımda istirahat halinde iken kapı vuruldu. İçeriye giren zat, Müftü efendinin geldiğini söyledi. Eyvah, şimdi Müftü efendiye kahve ısmarlamak lazım, kahve var ama şeker yok. Ya, şekerli kahve isterse.. Ya da sigara da vermek lâzım gelirse..

- Paşa’ya haber veriniz, dedim.

- Paşa size gönderdi, Paşa ile görüştüler. 
- Peki buyursunlar.

- Müftü Efendi ( Daha sonra Diyanet İşleri Başkanı olacak olan Rıfat BÖREKÇİ) odama   

   girdi. Küçük masanın kenarında bir iskemleye oturdu.

- Müftü efendi, zannıma göre siz kahve içmezsiniz değil mi?

- Evet, içmem.

- Sigara?

- Onu da kullanmam.

     Müftü efendi derhal vaziyeti anladı ve “içmem” dedi. Tebessüm ederek:

- Sizin biraz sıkıntıda olduğunuzu öğrendik, az olsa da yardımda bulunmayı vazife bildik.

- Bundan bir şey anlayamadım. (Yatağımın karşısında duran küçük kasayı göstererek) Paramız var, dedim. Halbuki kasa mevcudu 48 kuruştan ibarettir. Müftü efendi bu sözümü hiç dinlemedi bile. Geldi, cübbesinin altından bir torba çıkardı. Tamam bin lira kağıt para saydı.

- Müftü efendi, teşekkür ederiz ama, evvela Paşa ile bu hususta görüşseniz iyi olur.

- Görüştüm, kasa Mazhar Müfit Beydedir, ona veriniz! Dedi. Olayı burada keserek, Müftü efendinin başka bir önemli hizmetinden de kısaca bahsedelim: 

     Milli Mücadelenin en kritik zamanında, Anadolu’daki direnişi kırmak için Şeyhülislam Dürri Zade tarafından hazırlanan bir  fetva vardır.  Sultan Vahdettin’in bir Hattıhümayunu ve Hükümetin bildirisi ile birlikte dağıtılan fetva Anadolu nun muhtelif yerlerine İngiliz ve Yunan uçakları tarafından atıldı.  Anadolu’da düşmana karşı milli mücadeleyi başlatıp sürdürenlerin tek tek veya gerekirse kitle halinde öldürülmelerinin meşru ve farz olduğuna dair fetva, Anadolu’nun çeşitli yörelerinde isyanların çıkmasına yol açmıştı. Bu yıkıcı fetvaya karşılık, başta Rıfat (Börekçi) olmak üzere 153 müftünün imzasını taşıyan karşı fetva çıkarılmıştı. ( Milli Mücadele I - Sabahattin Selek ) 

        Şimdi Temsil Heyeti’nin Ankara’ya gelişinden 6 ay öncesine gidelim.

       15 Mayıs 1919’da Yunan Ordusu İzmir’e çıkar ve Anadolu’ya doğru ilerlemeye başlar. Vatansever yiğitler Menemen boğazını tutarak Yunan Ordusunun içerilere ilerlemesini önlemek isterler. Civar köylere gidip tehlikeyi haber verir ve yardım isterler. Köylüler der ki: “Sümbüller köyünde bizim şeyhimiz var. O talimat vermeden biz bir şey yapamayız.”  

      Yiğitler Sümbüller köyüne giderler. Halkı köy meydanına toplarlar. “Düşman Menemen’i vurdu, ezan sustu; mala, cana, ırza tecavüz ediyorlar. Buralara gelirlerse aynı şeyi yapacaklar.” derler. Şeyh de oradadır. Bu zat Giritli Derviş Mehmet’tir. Giritli Derviş Mehmet der ki: ” Ben Yund dağına kadar bütün köylerin şeyhiyim. Bizim tarikat kurşun atmayacak. Mehdi gelmeden caiz değildir.” 

    Yiğitler yıkılır. Bu mudur şeyh dedikleri? Vatan işgal altındayken kurşun atmayacağız diyen.. Yiğitler çaresiz yola koyulurlar.. 21 Mayıs’ta Yunan koluna saldırırlar. Şehit de olurlar gazi de… 

      Aradan yıllar geçer.. Kurtuluş savaşı kazanılmış, Yunan-Haçlı orduları Menemen’den kovulmuş, papazlar gitmiş, çan sesleri kesilmiş, ezan sesleri gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş, inkılaplar yapılmış,  din cahillerin elinde ayaklar altında dolaşmaktan kurtarılmıştır. 

     Bu gelişmeler üzerine 10 yıl önce Yunan Ordusunun işgali ve tecavüzlerinden rahatsız olmayan Giritli Derviş Mehmet ve avanesi, 1930 yılında “Ben Mehdi’yim, din elden gitti” diye Menemen’i basarlar. Türk askeri ile çatışır, Asteğmen Kubilay’ın başını keserler… 

Bu esrarkeş dervişin İngilizler tarafından yetiştirilip Yunanlıların hizmetine verildiğini anlamak zor olamasa gerek.. İlginçtir, yıllar sonra fısıltı gazetesi Kubilay’ın Kuran-ı ayakları altına aldığı için öldürüldüğünü yayar ve bu katli haklı gösterirken Derviş Mehmet hakkında resmi söylem dışında kötü bir rivayet duymazsınız… 

    Menemen olayından önce, Derviş Mehmed’i tarikatın bir toplantısında Mehdi ilan eden Manisa Baş Halifesi İbrahim Hoca, Erbilli Şeyh Esat Efenfendi’ ye bağlıdır. Şeyh Esat’ın İngiliz casusu Lawrence ile irtibatlı olduğu mahkeme zabıtlarında yer alır.  

“Derviş Mehmed ‘Hz. Peygamber de bu esrardan içti ve öylece miraca çıkarak Allah ile görüştü’ diyerek orada bulunanlara devamlı esrar içirdi.”  

Yüce dinimiz, Hz. Peygamberimiz (S.A.V) kimlerin elinde, dilinde oyuncak olmuş? 

    Olayların iç yüzünü, dış bağlantılarını kimse bilmez, ama fısıltı gazetesi yılladır şu söylentiyi yayar: “Atatürk hocaları kesti.” 

      Peki, Kurtuluş Savaşı esnasında  “şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleri ile tevhit eden” Sait Mollalara, Derviş Mehmetlere hakaret edildiğini hiç duydunuz mu?  

     Atatürk, Hıristiyan emperyalizmine karşı savaş veren, onları mağlup eden ve  onlara rağmen devlet kuran tek Müslüman liderdir. Batı bunu hazmedememiştir.

  Yakın tarihimizde ne Ankara Müftüsü Rıfat efendi, ve ne de Derviş Mehmet alanlarında tek örnektir. Nice saygıdeğer din adamları ve nice Sait Molla ve Derviş Mehmetler vardır.

Bu haber 1496 defa okunmustur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Türk Eğitim Sen - Karegorisinin diger haberleri

Memurluk sınavındaki 3 soruya itiraz!

Memurluk sınavındaki 3 soruya itiraz! Tüm Eğitim Sendikası (Teç-Sen) memurluk sınavında sorulan 3 soruya itiraz etti.

Öğretmen atama yöhetmeliğine iptal davası

Öğretmen atama yöhetmeliğine iptal davası Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin bazı maddeleri...

SBS için velilerden para alınması suçtur

SBS için velilerden para alınması suçtur Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Seviye Belirleme Sınavı (SBS) giriş belgeleri karşılığında bazı okul i...

Öğrenciler SBS'ye HAYIR dedi

Öğrenciler SBS'ye HAYIR dedi Türk Eğitim-Sen'in Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) ilişkin yaptığı anket sonucuna göre, öğrencilerin yüzde...

Büyük Ankara Mitingi

Büyük Ankara Mitingi Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, eğitim çalışanlarının sorunlarını duyurmak istediklerini belirterek, "Kamu ...

Kadınların Yüzde 53'ü Siyasette Yer Almak İstiyor

Kadınların Yüzde 53'ü Siyasette Yer Almak İstiyor Türk Eğitim Sen, 2009'da Yapılan Bir Araştırmayla, Kadınların Yüzde 53.2'sinin Siyasi Partilerin ya da Sivi...

Sözleşmeli öğretmenler miting düzenleyecek

Sözleşmeli öğretmenler miting düzenleyecek Türk Eğitim-Sen, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınmamasını protesto etmek için 13 Martta miting düzenleyecek.

Rehber Öğretmenler Ek Ders Ücretini Kazanıyor

Rehber Öğretmenler Ek Ders  Ücretini Kazanıyor Yusuf URHAN adlı rehber öğretmen tarafından, haziran döneminde okulda görevli olduğu süreler için kendisine ödenmey...
A.Rahman KARAL A.Rahman KARAL
Bir Gün Yazarsanız..
Hikmet YANIK Hikmet YANIK
GERÇEK SEVGİ
Şenel AKBAŞ Şenel AKBAŞ
5. Sınıflar ve SBS
İsmet KARAGÖZ İsmet KARAGÖZ
Değerler Eğitimi
Eğitimci Eğitimci
Öğretmenim
Eşref YAVAŞİ Eşref YAVAŞİ
Öğretimde Nasıl Etkili Olabiliriz?
Hakan SOYDAN Hakan SOYDAN
yabancı dil öğretimi

SİTE ANKET

Maaşınıdan Memnun musunuz?




düzenlenecek