SBS Anneleri
Bir apartmanın dört numaralı dairesinde,hayallerin ve hakikatlerin ihatasında SBS’ye dair tartışma:
-Duydun mu komşu,SBS kalkıyormuş!
-İnanmam. Bunca,dershaneler,etüd merkezleri,özel ders büroları varken…
-Ben de öyle diyordum ama,geçen gün sınıf veli toplantısında öğretmen söyleyiverdi.Ayrıca, yaprak test almak için gittiğim kitapçıdaki tezgahtar da aynısını söyleyiverdi.
-Yine de belli olmaz. Bakarsın,vazgeçerler. Hem,geçen gün SBS ile ilgili yeni gelişmelerin olduğu yazıyordu internette.Tek sınav mı ne olacakmış.
-O zaman,üç yıl önce, bizim Ahmet’in girdiği sınav gibi mi olacak acaba. OKS mi neydi adı?
-Aynısı olacaksa, niye kaldırdılar ki OKS’yi? Eğer SBS iyi değilse,o zaman neden koydular?
-Komşu,senin aklın almaz böyle şeyleri…Sen büyüklerden iyi bilecek değilsin ya. Kalkıyormuş işte.
-Yaşadık kız komşu. Artık, “anne ne olur,biraz daha uyuyayım” diye sızlanan çocuklarımıza, SBS’nin faziletlerini anlatma stresinden kurtulacağız. Otobüse yetişmesi için apar topar giydirip;abur cubur yedirip sokağa salma işkencesinden kurtulacağız.
Tatil diye icad edilen cumartesi ve pazar günlerini; bizler de tatil olarak değerlendireceğiz.
Eş,dost,akrabayı ziyaret etmek için müsait zaman sorularına; “hafta içi gelin,şekerim. Çocuk,hafta sonu dershaneye gidiyor da…” cevaplarını almadan gideceğiz. Evimizi de, misafirlerimiz için her zaman müsait kılıp; sohbet edeceğiz.
“Yine mi top oynamaya…Bak,sınavına az kaldı;çabuk dersine çalış!” mukabilinden uyarılarımıza; “uff ya,hep ders,hep ders…” şikayetlerini duymadan keyifli bir dönem geçirmiş olacağız.
Çocukların dershane taksitlerini ve masraflarını hesaba katıp, alamadığımız temizlik robotunu da almış olacağız.
Kitapçıları gezip,yayınevlerinin yeni çıkardıkları yaprak testleri takip etmekten kurtulmuş olacağız.
Uykusuzluğun sınav üzerindeki olumsuz yönünü,otoriter ses tonu ile ifade ettikten sonra;Şampiyonlar Ligi maçlarının, ancak ilk yarısını seyretme dayatmasında bulunmamış olacağız.
Bilgisayarda oyun oynama taleplerine; “bilgisayar başında fazla kalmak,unutkanlığa sebep oluyormuş; yaz tatilinde bol bol oynarsın kuzum!” türü cümlelerle, “çok bilmiş anne” rolünü oynamaktan kurtulacağız.
Resim yapma ve müzik aleti çalma vb. faaliyetlerine karşı hep mesafeli durup; “SBS’de bunlardan soru sorulmuyor;biraz matematik çöz!” emir cümleleri ile “bozuk plak cızırtısı” çıkarmaktan kurtulmuş olacağız.
-Şekerim,bu saydıklarından kurtulmuş olacağız da ancak,kayıplarımız ne olacak? Mesela;
Bu çocukların ve bizlerin yaşamış olduğu stresin tahribatından nasıl kurtulacağız?
Özellikle,sınavda başarısız olan çocuğu, tekrar nasıl motive edeceğiz?
“Başaramayacağım” fikri, zihnine yapışıp kalırsa,nasıl söküp çıkaracağız?
En basit zorlukla karşılaştığında,yeniden başlama cesaretini nasıl aşılayacağız?
Oynayamadığı oyunları;koca adam olunca nasıl oynayacak? Ya da oynamaya kalkışırsa;”çocuk ruhlu “ damgasını yeme ihtimalini nasıl ortadan kaldıracağız?
SBS’den yüksek puan alıp,iyi bir liseye yerleştiklerinde, üniversite kazanmayı garantilemediklerine nasıl inandıracağız kendilerini?
Yapmış olduğumuz bunca masrafları,kimden ve nasıl tahsil edeceğiz?
Her şeyden önemlisi; sınavların, ahlak,erdem,vicdan ve adalet gibi kavramları ölçmediğini nasıl izah edeceğiz?
-Şekerim,çok zor soruyorsun…
Şinasi YILDIRIM
Kelimelerden NAKIŞLAR:
Kalemim Seni Yazar
Kalemimin ucunda gözlerin var
Kalemim seni yazar
Kalbini çizdim ağaçlara
Ağaçlar seni yaşar
Elin değmeye görsün kitaplara
Sevdalanır yazılar
Bu aynaya sen baktın diye
Çirkini güzel yapar
Suyu çekilmiş çeşmeler
Avuçlarını uzatsan akar
Saçının bir telini bağlasan geceye
Karanlık utanır kaçar
Çorak topraklara yürüsen
Can çiçekleri açar
Sen sonsuz bir yaşamaksın
Sensizlik intihar.
M.S.Yaşar
Bilgelerden IŞIKLAR:
Öğretmede mesaj,içerikte değil yöntemde,öğrenciye bir şeyler pompalamakta değil,onun ağzından bir şeyler almaktadır.Ashley Montagu